10 Eylül 2014 Çarşamba

KONYA II

MEVLEVİHANE




 "Gel, Gel, ne olursan ol, gel” sözü ile tüm Dünya’ya nam salmış olan Hz. Mevlana Müzesi ile gezimize dervişane kapısından girerek başlıyoruz. Kuzey batı yönünde müzemizin içinde yer alan derviş hücreleri, güney yönünde yer alan matbah ve Hürrem Pasa Türbesi, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûsân ( Susmuslar ) kapısından sonra avlunun doğusunda ise Sinan Pasa, Fatma Hatun ve Hasan Pasa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina gezimizi yaparak, avluya Yavuz Sultan Selim'in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile "Seb-i Arûs" havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selse bil adı verilen çeşme ile gezimizi tamamlıyoruz.

Hz. Mevlana'nın Türbesi Mevlana Müzesi içinde bulunan tilavet odasında yer alıyor. Ayrıca aile üyelerininde kabirleri oradadır. İçeri doğru ilerledikçe Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.)'in sakal-ı şerifi karşılıyor bizi daha sonra Mevlana Celaleddin Rumi ye ait eserler yer alıyor. Mezar odası 731 yıldan bu yana sırrını muhafaza ediyormuş. Umarım bundan sonra da muhafaza etmeye eder çünkü bilinmezliğin yarattığı bazı mistik duygulara ebediyen ihtiyacımız olacak. Çünkü hepimizin içinde, sadece kendimize ait sırların saklandığı küçücük odalar var, üzerleri kurşunla kapalı kaplı küçücük odalar...

Kapısında ise; burası aşıklar kabesidir. "Her kim ki buraya nakış gelir, buradan kamil olarak çıkar " diye yazmaktadır.


Mevlevilik: Mevlevihanelerde icazet almak suretiyle Mesnevi okuyup şerh edenlere verilen ünvana denir. Mesnevi sadece Mevlevihanelerde değil, diğer tarikatların dergahlarında da Kuran-ı Kerim ve Hadis-i Şerif kitaplarından sonra en çok okunan muteber kaynaklar arasında yer almaktadır.

Mevlevihanelerde başlangıçta cuma namazlarından sonra Kuran tilavet edilmiş ardındanMesnevi okunmuş sonra da sema yapılmış. Mesnevi dersleri okumaları Hz. Mevlana'nın "Hakka giden yollar zordur deme" kerimlerle olan işler güç değildir." beyti ile başlar, şerh bitince fatiha okunur ve Mevlevi gülbangiyle sona ererdi.



Sultan Veled Bölümü: Sultan Veled'e ait bu gömlek pamuklu kumaştan dikilmiştir. Gömleğin ön yüzünde güneş ve nalin-i şerif motifleri bulunmaktadır. Gömlek üzerinde Fetih Suresi, Kelime-i Tevhid ve Tılsımlı yazılar yer almaktadır. Osmanlı sultanlarında da buna benzer gömlekler bulunmaktadır.








Çelebi Bölümü - Odası: Mevlevilikte Hz.Mevlana'nın baba soyundan gelenlere "çelebi" anne soyundan gelenlere "inas çelebi" denir. Bu kelime aynı zamanda asil,nazik, kibar, zarif, alim kimseler yanında ilk zamanlarda Osmanlı şehzadeleri içinde kullanılmıştır.



















Hücrenişin Bölümü: Mevlevilikte bir günlük çekilen çile hizmetini tamamlayan dervişe "dede" ünvanı verilerek bir hücre tahsis edilir.Hücreye yerleşen dedeye aynı zamanda "hücernişin" ve "hücregüzin"de denir. Hücrede kullanılan eserler sergilenmektedir.

Matbah-ı Şerif Bölümü: Bu bölümde dergajı simgeleyen mum heykeller ve çeşitli mutfak eşyaları sergilenmekte.





Aşçı Dede:
























Üçler Mezarlığı:
Selçuklu ordusuna bağlı 3 askerin nişanlısını anlatır. Haçlı savaşlarında bitap düşen askerler su diye inleyince ok yağmurundan dolayı kimse onlara su vermiyor ve kızlar nişanlıların o halini görünce kendilerini atıyorlar okların içine ve şehir düşüyorlar hikaye buradan geldiği söylenir. Hikayenin gerçekçiliği ise tartışılır. Ziyaret edip fatiha okumak gerekli.


Videolar:



KONYA
İlaç gibi olan yer. Hem merkeziyle hem kırsalıyla...


Mevlana Celaleddin Rumi 740. Vuslat Yıldönümü Aralık 07-17 Aarlık 2013

     Aşk sadece üç harf değildi bir şeyler ifade ediyor da anlamıyor olabilirdik, yüzeyde yüzüp derinlere dalamıyor olabilirdik derken bu sorularla boğuşup daha nevrotik bir hal alacağımıza hadi bir Mevlana'nın diyarını görelim, bir gezelim, ibadet edelim, nasiplenelim diye kararlaştırıp çıktık yola.













Konya'ya gitmek üzere Sabiha Gökçen'e gidip erkenden chek-in lerimizi yaptırıp Loungh kısmına geçip kredi kartımızın avantajlarını kullanalım dedik. İyi de ettik :)




















Ve geldik Konya' ya öğrenci olan kuzenimin kaldığı yurda geçtik. Öncelikle şunu belirteyim bu blog biraz kendime günlük,aylık, yıllık artık neyse  anlamında olduğu için özellikle bu postta fazla edebiyat yapmayacağım fazlaca fotoğraf olacak ki ben her baktığımda Konya'yı hatırlayabileyim :)

Ne yazıktır ki çarşının ortasında olan bu türbeyi sorarak değil kalp yoluyla bulabildik. Ve cidden Konya çoooooooooook soğuk bir memleketti.





İpilikçi Cami:  Alaeddin Caddesi üzerindedir. Cami dikdörtgen bir temel üzerine kurulmuş. Selçuklular yani 20101 dönemlerinde yapılmış.  Eski mihrabtan çini artıkları hala gözükmektedir. Cami olarak kullanılmaktadır.
























Yeme-İçme: Kesinlikle ve kesinlikle Tiritci Mithatta güzel bir tirit yiyin. Ünlüdür, küçücüktür. 17:00 dan sonra tirit kalmaz. Tiridi normal ekmeğin üzerine yapıyorlar ve eti inanılmaz lezzetli.




 Adres: İstanbul Caddesi Yusufağa sokak No: 21/A - Konya 

Telefon: 0332 350 72 98 


 


Kahvesiz kalmayı düşünmek bile istemezken ..... :)


 Şems Tebri-i Cami ve Türbesi: Mevlana'nın batıni yönünü tamamlayan can dostudur. İnsan aşk-ına olan inancımı Kimyadan öğrendim, onun Şems-e aşkını,aklına,ahlakına olan aşkına hayran kaldım.

"...ya Rab, duvağıma şems-i düşür" Kimya Hatun (ne kadar manalı ve anlamlı bir dua)

ve Kimya vefat ederken;

"... ey Kimyam aşk-ı öğrenir öğrenmez hemen ölüme koşmak olur mu?"







 Meracel Bahreyn: Mevlana ve Şems'in karşılaştığı yerdir.





Alaaddin Camii: Konyadaki Selçuklu eserlerinin en büyüğü, Anadolu Selçuklu Sultanları Konyayı Bizanslılardan alıp başşehir yaptıktan sonra, şehrin ortasındaki bu tepeye saraylarını ve Alaaddin Camisini yapmışlardır.




SİLLE: Konyada 5000 yıllık tarihi ile çeşitli toplumlara ev sahipliği yapmış bir yerdir. Konyada ki takkeli ve Gevele dağları arasındaki vadide kurulmuştur. Çömlek yapımıyla meşhurdur. Ben de Türk Kahvesi için cezve satın aldım üstelik yapım aşamalarına şahit olarak.




























Meran (Bağları) : Sanırım Konya sosyetesinin yaşadığı ilçedir. Çok güzel bir şehir yerleşimi hakimdir. Güzel villalar ve cafeler vardır.  Ayrıca bir türbe bulunmaktadır. Tuz dökenlerin aşkı bulacağına inanıldığından her yer tuz ile doludur.
















Yemek:










 Hilton: Arkdşaımızı Hiltondaki yerini ziyaret edip bir iki Hat yazısı yazdırmak için gittiğimizde Mevlana 740. ölüm yıl dönümü etkinliğine istinaden kavrulan helvasından yedik, tadı damağımızda kaldı o ayrı.











 Ve Türbe:



Meram Moda da yediğim Ballı Börek harikaydı :)






Videolar: